İHH İnsani Yardım Vakfı
Ana Menü
Biz kimiz
Ne yapıyoruz
Ne yapabilirsiniz
Oturum aç
Bağış Yap
Türkçe
Türkçetr
Englishen
العربيةar
TRY
try
usd$
eur
gbp£
XFacebookInstagramYouTube
Bağış Yap
Türkçe
Türkçetr
Englishen
العربيةar
TRY
try
usd$
eur
gbp£
XFacebookInstagramYouTube
Mavi Marmara sevgi, kardeşlik ve diğergamlık demek
Mavi Marmara’nın kalplerimizdeki yeri çok büyük. O bizim için ruh, sevgi, kardeşlik ve diğerkâmlık demek. Bizi Filistin’e ulaştıracak yol demek.
Filistin 10.06.2011

Mavi Marmara yolcularından Şeza Berakat Bint Abdüllatif, 1965 Suriye doğumlu. Şam Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu. Yirmi yılı aşkın bir süre Arapça öğretmenliği yaptı ve hâlihazırda yabancı diller ve bilgisayar eğitimi verilen Al Maaref Academy’nin müdürü.  Aynı zamanda yazar olan Şeza Berakat’ın çocuklar için kaleme aldığı hikâye kitapları da bulunuyor.

İHH Kitap’tan çıkan Zahide Tuba Kor’un hazırladığı “Küresel Vicdan’ın Dilinden Özgürlük Filosu: Yolcularla Söyleşiler” kitabında Şeza Berakat’ın da bir röportajı var. Şeza’nın yaşadıklarından kesitler ise şöyle:

Gemide çok farklı milletlerden ve dinlerden yolcular arasında tam bir kardeşlik ve sevgi atmosferi vardı. Filoya otuz altı ülke vatandaşı katılmıştı; Yahudi’si, Müslüman’ı, Hristiyan’ı ve ateisti hep birlikteydik. Bütün insanlığı ilgilendiren bir mesele için bir araya toplanmıştık. Zira bir grup insan abluka altındaydı. İsrail her gün onları bombalarla, füzelerle ve ölümle tehdit ediyor; tarım arazilerini tahrip ediyor; çalışmalarına ve seyahat etmelerine engel oluyordu. Filistin’de insanlar, en temel haklarından bile mahrumdu; en düşük hayat standardından dahi yoksundu; özgür ve onurlu bir hayat sürme hakları yoktu. Hepimiz Mavi Marmara’da onları düşünüyorduk. Gazze bizi bir araya getirmiş ve bize izzet olmuştu.

*

Tıbbi yardıma ihtiyaç olduğu söylendi; kadınlardan doktor, hemşire veya yaralılara yardım edebilecek durumda olanlar yukarıya çağrıldı. 

Yardım için dışarı çıktım. Üst kata çıktıkça duvarların ve merdivenlerin kana boyandığını gördüm. Daracık koridorda bir kargaşa vardı. İki veya üç yaralı yerde yatıyor ve bir grup genç de onları hayata döndürmek için çabalıyordu. Erkeklerin kamarasına girdiğimde her tarafın yaralılarla dolu olduğunu gördüm. Bütün bu olup bitenler on beş dakikadan az bir zamanda gerçekleşmişti. Benzeri görülmemiş bir vahşet söz konusuydu. Gemide insani yardım vardı, silah yoktu. Nasıl oluyordu da oda bu kadar çok yaralıyla dolabiliyordu! (Bu arada iki İsrailli askerin gençler tarafından esir alındığını gördüm; tıbbi yardım için yaralıların bulunduğu odaya getirilmişlerdi.) Yerdeki yaralılardan birinin sağ kolunda ciddi bir kırık vardı ve hatta kemiği görünüyordu. Kırılan kola geçici bir sargı yapmaya çalıştım, tıbbi malzemeler arasında olmadığı için. Bu yüzden boş ilaç kutularının kartonlarını aldım ve onlardan sargı için gerekli mukavvayı çıkarmaya çalıştım. Hanım kardeşlerimizden birinin de yardımıyla kırık kola geçici bir sargı yapıp bağladım.

*

Şehitleri getirip önümüze koydukları sahneyi asla unutamam. Onları kendi çocuklarım veya erkek kardeşlerim gibi hissettim; içlerinden biri de yaşı itibarıyla babam olabilirdi. Önlerinde oturdum. İkisinin yüzündeki örtüyü kaldırıp ağlamaya başladım. “Allah’ın şehitlere vaadinin gerçek olduğunu gördünüz mü?” diye sordum ve ekledim: “Allah’a hamdolsun ki, bu zalim dünyayı terk edip cennete kavuşabildiniz, inşallah.”

*

Özgürlük Filosu’nda mutlak hürriyeti ve mutlak sevgiyi yaşarken ansızın ellerin kelepçelenip bir esir haline getiriliyorsun! Tuvalete gitmek yasaklanıyor. Ne yiyecek ne de su veriliyor. Konuşman bile yasaklanıyor. O sırada esir Filistinli hanımları düşündüm, onca sene İsrail hapishanelerinde kalmaya nasıl katlanıyorlar diye.

*

Askerlerden biri yerdeki can yeleğine bastı ve yelekteki fosfor şerit parladı; “Bomba, bomba” diye bağırıp kaçıştılar. Bir kadın subay üzerimi ararken cebimden bir kalem çıkardı; çığlıklar atarak kalemi elinden fırlattı. Ne kadar korktuklarını düşünebiliyor musunuz?

İlgili haberler
Tümünü Gör
İHH’dan sokakta kalan vatandaşlara bot ve mont desteği
İHH’dan sokakta kalan vatandaşlara bot ve mont desteği
İHH İstanbul Sosyal Yardım Birimi tarafından sokakta kalan vatandaşlara yönelik yardım çalışması gerçekleştirildi. Çalışma çerçevesinde, bot, mont, battaniye, uyku tulumu ve konserve dağıtımı yapıldı.
İstanbul
03.02.2026
İHH’dan 2025’te on binlerce Gazzeli’ye destek
İHH’dan 2025’te on binlerce Gazzeli’ye destek
Uzun yıllardır Gazze’de insani yardım çalışmalarında bulunan ve 7 Ekim 2023’ten itibaren çalışmalarını daha da yoğunlaştıran İHH, 2025 yılında da faaliyetleriyle on binlerce Gazzeli’ye destek oldu. Vakıf, yıl içerisinde Gazze’de 28 milyon 724 bin porsiyon sıcak yemek, 143 milyon 592 bin ekmek ve kurban etlerinden hazırlanan 861 bin konservenin dağıtımı başta olmak üzere birçok yardım çalışmasında bulundu. Ayrıca, İHH tarafından şu an Gazze’de günlük olarak 13 mutfakta 180 bin porsiyon sıcak yemek dağıtılıyor.
14.01.2026
İHH Ukraynalı savaş mağdurlarına gönderdiği 4 tırlık yardımın dağıtımına başladı
İHH Ukraynalı savaş mağdurlarına gönderdiği 4 tırlık yardımın dağıtımına başladı
İHH İnsani Yardım Vakfı, kış yardımları kapsamında Ukrayna’daki savaş mağduru ihtiyaç sahiplerine gönderdiği 4 tırlık yardım malzemesinin dağıtımlarına başladı. Dağıtımlar; Kiev, Çayki, Tarasiyevka, Belaya Serkiv ve Lviv bölgelerinde yapılacak.
Ukrayna
08.01.2026