İHH İnsani Yardım Vakfı
Ana Menü
Biz kimiz
Ne yapıyoruz
Ne yapabilirsiniz
Oturum aç
Bağış Yap
Türkçe
Türkçetr
Englishen
العربيةar
TRY
try
usd$
eur
gbp£
XFacebookInstagramYouTube
Bağış Yap
Türkçe
Türkçetr
Englishen
العربيةar
TRY
try
usd$
eur
gbp£
XFacebookInstagramYouTube
Kendi ülkelerinde yabancı
Kurban, Yetim 13.02.2013

 

Fatih Arslan

Burada iletişim kurmak oldukça zor, Doğu Timor dili Tetumca, ama Bahasa da (Endonezca) biliyorlar. Hem Bahasa hem de İngilizce bilen arkadaşlarla iletişim kuruyoruz. Önce Nur Mescidi’ne gidiyoruz. Aslında burası bir kompleks. Bir kısmı okul bir kısmı da yetimhane olarak kullanılıyor. Yetimhanede 100 kadar çocuk kalıyor, bunlardan bir kısmı kırsal bölgelerde yaşayan ailelerin çocukları. Çevrede okul olmayışı ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle çocuklarını yetimhaneye göndermişler. Erkek çocuklar mescidde yatıp kalkıyor, kızlar ise ufacık odalarda 4-6 kişi kalıyorlar, ne bir pencere ne de havalandırma var. Yetimhanenin mutfak ve kilerini görüyoruz, elden geçmesi düzenlenmesi gerekiyor, menü sabit, pirinç ve sebze. İlk iş olarak yetimlerin bir aylık gıda ihtiyacını karşılıyoruz. OkulNur Vakfı’na bağlı. Okulda resmi müfredat uygulanıyor. İlk, orta ve lise  bölümlerinde 1200 kadar öğrenci eğitim görüyor. Müslüman olsun olmasın okul herkese açık.

Bayram günü mescid dolup taşıyor. BM misyonunda görev alan nerede ise her milletten Müslüman cemaat arasında yerlerini alıyor. Namaz ve bayramlaşmadan sonra kurban kesimine geçiyoruz. Dağıtımda önceliği elbette yetimlere vereceğiz. Öğleden sonra bir yetim karnını gösterip “doydum” diyor güler yüzle. Mutlu oluyoruz.Başkent Dili’de 6 büyükbaş kurban kesiyoruz.

Uzun bir yolculuk bizi bekliyor. 300 km’lik yol 6 saat sürüyor. Yol tek şeritli, alternatif yol yok. Burada geceye kalınırsa veya araba arıza yaparsa tamiri için bir gün beklemek gerekiyor. Ülkenin üçüncü büyük kenti Los Palos’a gece vakti varıyoruz. Şehir merkezini sorduğumuzda burası diyorlar. Gündüz anlıyoruz ki kentin merkezi kesişen iki caddeden ibaret. Burada kurban keserek dağıtımlarımızı gerçekleştiriyoruz. Öğleden sonra ülkenin ikinci büyük kenti Baucau’ya hareket ediyoruz. Burada da kesimler yapılıp, kurbanlar dağıtıma hazırlanırken biz yetimhaneyi ziyaret ediyoruz. Burası Dili’deki yetimhaneye göre daha iyi şartlara sahip. Birleşmiş Milletler’de çalışan Müslümanların bakımından geçmiş burası. Yetimlerden başladığımız kurban payları dağıtımını uzak bir köydeki aile ziyaretleri takip ediyor.

Başkent Dili’nin biraz dışına dev bir Hz. İsa heykeli dikilmiş, Christo Rey. 400 yıllık Portekiz sömürgesinden sonra 1975’te burayı işgal eden Endonezya devleti uluslararası baskıları azlatmak ve %90 Katolik nüfusa şirin gözükmek için dikmiş bu heykeli. Timor Denizi’nde petrolün bulunmasından sonra Portekiz ve Avustralya hemen el atmış ülkeye. Karışıklıkların arkası kesilmemiş. 1999’da Endonezya’nın bölgeden çekilmesinden sonra ülke bağımsızlığını elde etmiş. Birleşmiş Milletler hem ülkenin yönetimini hem de güvenliğini sağlamak için 10 yıldır Timor’da. İki yılda bir BM misyonunun süresi uzatılıyor. Misyonun süresinin bitimine her yaklaşıldığında ülkede karışıklıklar baş gösteriyor. Asker ve polis arasında ise bir çekişme var. Ülkeyi işgal eden Endonezya’ya karşı isyan eden gerillalar askeri pozisyonlarda görev alıyor; Endonezya dönemi sırasında oluşturulan polisler ise aynı görevde devam ediyor. BM sadece güvenliği sağlamıyor, ülkenin petrolünü de yönetiyor. Petrolü Avustralya çıkarıyor, parası BM’de blokede kalıyor ve BM her ay küçük bir kısmını serbest bırakıyor. 2010 yılında BM blokesindeki petrol parası 6 milyar dolara ulaşmış. Bu yıl içerisinde bulunan yeni bir petrol alanı ise henüz işletmeye açılmamış ancak mevcut tüm kuyulardan daha fazla petrol olduğu söyleniyor. Gerçekte ülkedeki tüm çekişmelerin sebebi petrol, 1 milyon nüfuslu ülkenin birikmiş 6 milyar dolar petrol parası, tüm kavgayı ve rantı açıklamak için yeterli. Ülkede petrol haricinde kahve plantasyonları var, dünyaca ünlü bir kahve şirketi tüm kahvesini buradan alıyormuş. Petrol ve kahveden elde edilen gelirden maalesef ülke halkı yararlanamıyor. Başkentte isim yapmış 5-6 market Çinlilerin. Devlet binaları dahi Çin tarafından yapılmış. Marketler BM misyonunda çalışanlara yönelik ürünler satıyor. Kişibaşı ortalama yıllık gelirin 500 $ olduğu bir ülkede bir BM misyonu çalışanı aylık 500-1000 dolar harcıyor. Günlük ekonomi BM etrafında dönüyor nerede ise. Ülkede okuma yazma oranı %60 civarında, işsizlik de yüksek boyutlarda.

400 yıl ülkede kalan Portekiz ülkeye yarar sağlayacak hiç bir şey yapmamış. Yollar, bazı okul ve devlet binaları Endonezya yönetimi zamanında yapılmış. Gittiğimiz üç farklı şehirde insanların söylediği ortak şey, ülkenin politikasının Portekiz’e, ekonomisinin Çin’e, güvenliğinin (askeri işler) ise Avustralya’ya ait olduğu, Timorluların ise onların işçiliğini yaptığıydı.